Güzel Sözler
Mobil uygulaması yayında
Ücretsiz

Rainer Maria Rilke Sözleri

Sayfa İçeriği: Rainer Maria Rilke Sözleri, Rilke Sözleri, Rainer Maria Rilke Sözleri Kısa, Rainer Maria Rilke Sözleri İnstagram, Rainer Maria Rilke Şiirleri, Güzel Rainer Maria Rilke Sözleri

Sizler için bu içeriğimizde birbirinden güzel ve anlam yoğunluğuna sahip olan Rainer Maria Rilke Sözlerini hazırladık. Twitter, Facebook gibi hesaplarınızdan Rainer Maria Rilke Şiirlerini paylaşmayı unutmayın.

Rainer Maria Rilke Sözleri

Editörün Seçimi: Ne yapsam da ruhum seninkine değmese.. (Rainer Maria Rilke)


“Saatlerdir kendi içimde yürüyorum, henüz kimseye rastlamadım.” Rainer Maria Rilke


Kendi içine yürümek ve saatler boyu kimselere rastlamamak..


Gizli kurnazlığı değil midir bu ketum dünyanın, sevenleri bir araya getirince, hislerinde her şeyin ama her şeyin coşkuyla estirmesi? / Rainer Maria Rilke


Gerçek değildir büyük kentler; sahtedir
gündüzü, gecesi, hayvanları ve çocukları;
suskunluğu yalan söyler, gürültüsü yalan
ve içindeki her şeyi ile bu oyuna uyan.


Aşk, içimizdeki yangını söndürmeksizin taşımaya çalışmaktır.


Bilinç bizi doğanın ritminden uzaklaştırıyor. Yorumladığımız bu dünyada rahat değiliz, güvende değiliz.


“Sevgi, iki yalnızlığın birbirini korumasını, birbirine dokunmasını ve birbirini selamlamasını içerir.” Rainer Maria Rilke


Uzun süredir gizemli bir çıkmazın sıkıntısından kurtulamıyorum: kurtulabilmem için, ya geri dönmem, ya da önümüzdeki evlerin bir kaçını yıkmaları gerekirdi. İki çözüm de aynı güçlükte.


İnsan, meyvanın çekirdeğini taşıması gibi ölümü kendi içinde taşımaktadır.


Aşk, içimizdeki yangını söndürmeksizin taşımaya çalışmaktır.


Adı nedir bilinmez bir şey çekilip gider,
beklenmedik bir anda yeşilliğinden parkın;
Duyulur pencereye durunca daha yakın,
ve suskunluk olunca. Israrcı, güçlü öter.


"Kalabalık için yaratılmamıştır geceler."


“Asla, bilgeliğin bir çocuğun anlayışından daha fazla bir şey olduğunu sanma.” Rainer Maria Rilke


“Sevgi, iki yalnızlığın birbirini korumasını, birbirine dokunmasını ve birbirini selamlamasını içerir.” Rainer Maria Rilke


“İnsan içinden bir şey verirse o ufak ya da büyük olmaz, gerçek olur.” Rainer Maria Rilke


“İnsanların çoğu, yaşanmamış bir hayattan ölüyor aslında.” Rainer Maria Rilke


Ah, kitap okuyanlar arasında olmak ne güzeldir.


YÜCELTMEK, işte bu! Yüceltmeye ısmarlanan biri, ortaya çıktı bir cevher gibi taşın suskusundan. Onun yüreği, ey geçici cenderesi insanlar için sonsuz tükenmez bir şarabın.


Sevinç bilir ve özlem itirafçıdır, yalnız yakınma öğrenir hala; açılır kızelince sayar gecelerce eski kötüyü. Ama birdenbire, eğri ve becerisiz tutar yine de bir burcunu sesimizin soluğuyla bulanmayan gökyüzüne.


Yeni yılın ilk gününü milat sayıp, henüz hiç gerçekleşmemiş harika şeyleri hayatınıza çekmeye başlayabilirsiniz. / Rainer Maria Rilke


İzlenimler sayesinde insan kendisini biriktirir; orada konuşan ve çene çalan gösterişçi kalabalık arasından kendisini tekrar kazanır ve sonsuzlukta varolan bir kaç şeyi yavaşça farketmeyi öğrenmeye başlar. / Rainer Maria Rilke


Uzun süredir gizemli bir çıkmazın sıkıntısından kurtulamıyorum: kurtulabilmem için, ya geri dönmem, ya da önümüzdeki evlerin bir kaçını yıkmaları gerekirdi. İki çözüm de aynı güçlükte. / Rainer Maria Rilke


Eğer, tüm gücümle bağırsaydım, melek saflarından beni kim duyacaktı? / Rainer Maria Rilke


“Bizlere gereken yalnızlıktır, büyük, içsel bir yalnızlık. Kendi içine yürümek ve saatler boyu kimselere rastlamamak... İşte erişilmesi gereken şey bizler için.”


Hiç kimseniz ve hiçbir şeyiniz yoktur, elinizde bir valiz ve bir kitap sandığı, çevrenize karşı ilgi duymaksızın, dünyada dolaşır durursunuz. Hayat mı bu! Yersiz yurtsuz, ana baba yadigarı eşyalardan yoksun, köpeksiz.


Kimse size akıl veremez ,yardım edemez, kimse ! Sadece tek bir yol var. Kendi içinize gidin...


Eğer seni bu yeryüzü unutursa,
de ki sessiz duran toprağa: Ben akıyorum.
Hızla akan suya da: Ben varım.


Biz sonsuz derecede cüretkarlar, ne de çok zamanımız var!
Ve yalnızca suskun ölüm, bilir o, bizim ne olduğumuzu
ve bize ödünç verdiğinde daima kazançlı çıkar.


Evet, yazmak zorundaydım, yoksa çıldıracaktım!


İnsan, meyvanın çekirdeğini taşıması gibi ölümü kendi içinde taşımaktadır.


Korkunç zordur beni sevmek ve ben yanlızca birinin gücünün buna yeteceğini sezinliyorum ama o biri henüz istemiyor bunu.


Buna rağmen bilinç aynı zamanda “bütün o suskun manzara” yı görmemizi sağlıyor.


Hayatımızı değerler üzerine kurmak: “ bir alışkanlığa saygısızca bağlılık”


Ya bizler, hissederek eriyip gidiyoruz.Ah,
Her soluk verişte biraz daha eksiliyoruz.Korlaştıkça
Güçsüzleşiyor dumanımız.Söyleyebilir bize biri:
Evet damarlarımdaki kan olmaktasın sen, bu oda, ilkbahar
Dolmakta senle…Neye yarar alıkoyamaz ki bizi,
Onun içinde, onu saran mekanla birlikte yok oluruz.


Eğer, tüm gücümle bağırsaydım, melek saflarından beni kim duyacaktı?


Anılarıma sonuna dek sadığım, insanlara hiçbir zaman öyle olmayacağım.


Parçalanmış hayatlar ancak parça parça yazılabilir.


Güzel ve mükemmel bir şiiri tamamladıktan sonra, şairin on yıl dinlenmeye hakkı olmalıdır.


Sen kollarıma asla gelmemiş sevgili,
sen yitirilmiş olan daha başından,
senin hangi şarkılar gider hoşuna
hiç öğrenemedim. Vaz geçtim ben seni
gelecek anın kabaran dalgaları içinde
tanımaya çabalamaktan.


Kim ağlarsa şimdi dünyada bir yerde,
nedensiz ağlarsa dünyada,
bana ağlar.


''Kendi içine yürümek ve saatler boyu kimselere rastlamamak..''


Seviyorum özümün karanlık saatlerini
O saatlerde derinleşir duyularım...


Yok bir sevgilim,bir dört duvar
ne de bir iklim,gönlümce
Bütün kendimi adadıklarım,ömrümce
ansızın zenginleşip beni harcamaktalar


Şunu her gün, müteşekkir olduğum acılar içinde bir kez daha öğreniyorum;
Sabır her şeydir!


Hiç başlatmış mıdır kendisini?


Ve her şey birlik içinde
bizi susmakta.


Sanma ki ben burada hayal kırıklıklarından ötürü acı çekiyorum, tersine. Bütün beklediklerimi, kötü bile olsa gerçek için kolayca feda edişime bazen şaşırıyorum.


Gerçek şu ki, tarifsiz yalnızlıklar içinde yaşayıp gidiyoruz,
özellikle de en derin ve en önemli konularda.


Asıl sorun yaşamaktı. Buydu asıl sorun.


“Kalbinde çözülmeden kalan her şey için sabırlı ol. Soruların kendisini sevmeye çalış; kilitli odalar veya yabancı lisanlarda yazılmış kitaplar gibi. Cevapları şimdi arama. Şu anda cevaplar sana verilemez; çünkü sen henüz onlarla yaşayamazsın. Bu, her şeyi yaşama meselesidir. Şu anda soruyu yaşaman gerekiyor. Belki daha ileride, farkına bile varmadan, günün birinde kendini cevabı yaşarken bulacaksın.” Rainer Maria Rilke


“Budur benim çabam, bu; adanmak özlem çekerek dolaşmaya günler boyu. Güçlenip genişlemek derken, binlerce kök salarak kavramak hayatı derinden- ve ortasından geçerek acının olgunlaşmak hayatın ta ötesinde ta ötesinde zamanın!” Rainer Maria Rilke


Demek buraya yaşanacak yer diye geliyorlar; burası ölünecek yer desem daha doğru.


Bütün ivedi olan hemen geçip gidecek; çünkü kalıcı olan ancak bizi ihya edecek. Delikanlılar, ah cesareti atmayın çabukluk içine, atmayın uçuş denemesine.


İnsan, meyvanın çekirdeğini taşıması gibi ölümü kendi içinde taşımaktadır. / Rainer Maria Rilke


Yalnızca içteki yakındır; başka her şey uzak. / Rainer Maria Rilke


Aşk, içimizdeki yangını söndürmeksizin taşımaya çalışmaktır. / Rainer Maria Rilke


Her mutlu mekan, ayrılığın çocuğu ya da torunudur,
geçilir şaşkınlıkla içinden.


Korkmayın acı çekmekten, ağır şeyler,
sizi geri gönderir Dünya'nın ağırlığına;
ağırdır dağlar, ağırdır denizler.


Çılgın gibi topluyoruz görünür’ün balını. Görünmez’in büyük altın kovanında biriktirip saklamak için.


HER ŞEY SONUNDA BİR KİTABA VARMAK İÇİNDİR. S. Mallarmé


Yalnızca içteki yakındır; başka her şey uzak.


Uzun süredir gizemli bir çıkmazın sıkıntısından kurtulamıyorum: kurtulabilmem için, ya geri dönmem, ya da önümüzdeki evlerin bir kaçını yıkmaları gerekirdi. İki çözüm de aynı güçlükte.


Yatıyor.yüz hatları sert yastıkta
solgun ve yadsır gibi durmakta,
dünya ve dünya üstüne tüm bilinen
onun duyularından koparak
ilgisiz yıla tekrar çekildiğinden.


Kurşunî yapraklar altında çıktı yukarlara
kurşunî hep ve zeytinliklere karışırcasına;
toza belenmiş alnını gömdü sonra
kızgın elinin tozluluğuna.


Sonsuz özdeyişlerden yükselirler
Sonlu eylemler zayıf çeşmeler gibi,
Vaktinde ve titreyerek eğilirler.
Bizde her zaman sessiz duranlar oysa,
Mutlu güçlerimiz, gösterirler
Kendilerini bu dans eden gözyaşlarında.


Sensin benim bulduğum bütün bu şeylerde,
Bu sevgiyle, kardeşçe bağlandıklarımda;
Tohum gibi güçlenirsin daracık yerde,
Büyükteyse büyüksün, bakarım da.


Bizlere gereken yalnızlıktır. Büyük, içsel bir yalnızlık. Kendi içine yürümek ve saatler boyu kimselere rastlamamak...


Aynı mutluluğu yaşayan iki insan birbirini çabuk bulur.


Her gün öğrendiğim, Tanrının her gün şükranla bağra basılan acılar içinde öğrendiğim bir şey var : "Sabır" her şeydir.


Tarifsiz yalnızlıklar içinde yaşayıp gidiyoruz,özellikle en derin ve en önemli konularda hepsinden çok büyüyor yanlızlığımız.


Akıyorum, akıyorum parmaklar arasından akan kum gibi birdenbire o kadar duyuya sahibim ki her biri başka türlü susayan. Hissediyorum yüzlerce noktadan şiştiğimi, sızladığımı. Ama en çok da kalbimin ortasından.


...Bir şarkıydım ben, Tanrı da müziği, hâlâ kulaklarımda uğuldayan.


...ve geceyim, Tanrı'm, bir parça senin gecenden.


Hayrete düşürmüyor mu sizi, Attika stellerindeki çekingenlik
İnsan tavırlarının? Sevgi ve veda değil miydi
Omuzlarda hafifçe yüklenen?Sanki bizlerden
Farklı bir özden yapılmışçasına.Elleri hatırlayınız,
Güçle dolu olmasın karşın gövdenin, yumuşakça dokunan.


Ey geceleri yatakta ağladığımı
Kendisine açmadığım sevgili,
Ey yorgun düşüren varlığımı
Bir beşik gibi!
Benim için uykusuz kaldığını
Benim gibi saklıyan.

 

Vakti gelmedi mi, sevgide kendimizi sevgiliden kurtarmanın ve titreyerek katlanmanın: nasıl katlanırsa ok yaya, gerilen fırlayışta kendinden arta birşey olmak için. Kalmak nerede var ki ..


Sen de Yorum Yap veya Sözünü Yaz